SİTEYE YÜRÜYENLER

Aşık Ali Aksu tvde

Aksu tv deyim

Dönerli sayaç 1

Üye girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

ÖZLÜ SÖZLER

HAYATIN TEMELİ İKİ YOLDAN İBARETTİR BİRİ GELİŞ DİĞERİ GİDİŞ.

Aşık Ali Yaralandım

Yaralandım Gurbet elde

Eczaneler

ECZANELER İLETİŞİM



ÇAĞLAYAN ECZANE
------İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2515
FAX: 0344 351 2515
GSM:0536 377 0836
********






DEVA ECZANESİ
----- İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2204
FAX: O344 351 2204
GSM: 0533 543 2362
********

DENEMEDİR

Yazarlar

Ç.Cerit Kaymakamlığı

YEDEK SAYFA 1 | Aşık Ali Ataş | Tuesday, 1 December 2015

Boş sayfa 1

Devamini oku

Aşık Alinin Dilinden Cerit

Serdar Yakar | Aşık Ali Ataş | Friday, 7 February 2014

       ÂŞIK ALİ’NİN DİLİNDEN Ç.CERİT        Cerit… Oğuz’un cesur, kahraman ve yürekli evladı,  Cesaretin ve yiğitliğin bir değer olduğu zamanların insanı… Politikanın, hilebazlığın, zulmün ve zalimliğin bir kenara...

Devamini oku

At İzi İt İzine Karıştı ve.

Vatandaş İlyas | Aşık Ali Ataş | Wednesday, 13 November 2013

       AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI     Recep, Şaban, derken 29 Mart yerel seçimleri geldi çattı. Seçimle ilgili konuyu biraz geri alırsak yani beş yıl öncesine belki yazının...

Devamini oku

Mehmet Bahçe Kimdir

M. Bahçe yazıları | Aşık Ali Ataş | Tuesday, 2 November 2010

       MEHMET BAHÇE KİMDİR?      Çocukluğu:        Mehmet Bahçe Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit ilçesinde annesinin dediğine göre zemheri ayında doğdu. Babası, Fakılar olarak bilinen sülalenin önde gelenlerinden Hasan Bahçe...

Devamini oku

M.ZİNCİRKIRAN KİMDİR

M. Zincirkıran | Aşık Ali Ataş | Saturday, 30 October 2010

News image

                 Mustafa zincirkıran kimdir? 10 Şubat 1956 yılında Adana’nın Ceyhan ilçesine bağlı yeşil bahçe köyünde fakir bir ailenin son çocuğu olarak dünyaya...

Devamini oku

More in: Salim Ulu Yazdı 1, Salim Ulu Yazdı 1, Salim Ulu Yazdı 1, Salim Ulu Yazdı 1, M. Bahçe yazıları, Serdar Yakar, YEDEK SAYFA 1, Vatandaş İlyas, M. Zincirkıran, Selçuk Silsüpür

100%
-
+
10
Show options
Yazarlar
Aşık Alinin Dilinden Cerit
       ÂŞIK ALİ’NİN DİLİNDEN Ç.CERİT        Cerit… Oğuz’un cesur, kahraman ve yürekli evladı,  Cesaretin ve yiğitliğin bir değer olduğu zamanların insanı… Politikanın, hilebazlığın, zulmün ve zalimliğin bir kenara savurup attığı ceddim, atam… Ve Cerit’in harman olduğu Çağlayancerit, baba yurdum… Tâ Orta Asya’dan bu yana içinden ölümsüz ozanlar çıkartan Cerit’in son dönem ozanlarından Âşık Ali Ataş. O, sazı ve de sözü ile Cerit’in ve de Çağlayanceritlinin acılarını, dertlerini dile getirir hep                            ----------------------------------... Devam.....
At İzi İt İzine Karıştı ve.
       AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI     Recep, Şaban, derken 29 Mart yerel seçimleri geldi çattı. Seçimle ilgili konuyu biraz geri alırsak yani beş yıl öncesine belki yazının başlığını anlarız herhalde. Evet, bundan tam beş yıl önce ak parti sekiz aday adayını allayıp pullayıp bir çuvala doldurdu ve beklemeye başlamıştı. Günler geçti bir sürü laflar söylendi alan aldı veren verdi ve sonuç yedi adayın hüsranı, bir adayında başarısıyla sonuçlandı. Bu aday tabiki herkesinde bildiği gibi K.mehmet yıldızlı oldu. ortam biraz olsun curcunaya dönüşse, de ak partinin, de desteğiyle K.mehmet YILDIZLI seçim çalışmalarına başladı. Bilirsiniz çağlayanceritte seçim nasıl olur. Kiminin gazı kimiin tüpü kiminin, hapı biter. Bunlara rağmen seçim bitti ve K.Mehmet YILDIZL, I ipi göğüsledi.Kimilerine göre beş yıl... Devam.....
Mehmet Bahçe Kimdir
       MEHMET BAHÇE KİMDİR?      Çocukluğu:        Mehmet Bahçe Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit ilçesinde annesinin dediğine göre zemheri ayında doğdu. Babası, Fakılar olarak bilinen sülalenin önde gelenlerinden Hasan Bahçe (Hoca Hasan) nın oğlu Mehmet Bahçe (Hoca Mehmet)dir. Annesi Mollalar sülalesinden Yusuf Güneş (Molla Yusuf) ‘in kızı Fatıma Güneş’tir. Çocukluğu lise yıllarına kadar Çağlayancerit’te geçmiştir. Ailesi hayvancılıkla uğraştığından çocukluk yıllarında keçi-oğlak çobanlığı yapmış ve zaman zamanda Çukurova’da çapa ve pamuk toplamaya gitmiştir. Daha 7 yaşından itibaren çalışmaya başlamış ve hayatın bütün zorluklarını yaşamıştır.      Öğrenim Yılları:      İlk... Devam.....
M.ZİNCİRKIRAN KİMDİR
                 {mosimage}Mustafa zincirkıran kimdir? 10 Şubat 1956 yılında Adana’nın Ceyhan ilçesine bağlı yeşil bahçe köyünde fakir bir ailenin son çocuğu olarak dünyaya gelmişim. Okuma yazma bilmeyen ama yetiştiği aile çevresinin etkisiyle çok pratik hesaplar yapabilen, meşhur halk hikaye ve şiirlerden dinlediklerinin büyük bir kısmını son yaşlarında bile ezberinde tutan, bir anne ile okula gidememenin ezikliğini hiç üzerinden atamayan ve bu sebeple de okula giden arkadaşlarından öğrenebildiği kadar okuma yazma bilen bir babanın terbiyesiyle büyüdüm. İlkokulu köyde, bir yıl aradan sonra başlayarak ortaokulu Ceyhan’da, liseyi de Adana Yapı sanat okulunda okuyarak bitirdim. Konya Selçuk Eğitim Enstitüsü fen bölümünden 1980 yılında mezun oldum. 12 Eylül ihtilalından sonra iki yıl tayin bekleyip... Devam.....
Tuz koktu zorkun deresi koksa ne olur
     Tuz Koktu, Zorkun Deresi Koksa Ne Olur       Çağlayancerit daha köyken,  Zorkun deresi bu günkü halinden fiziki olarak daha doğaldı. Dağlardan gelen sel suları tabi bir mecra oluşturmuştu. Eskiden insanlar bu tabi olaylara fazlaca müdahale edemiyorlardı. Bu gün olduğu gibi derenin iki kenarına taş duvar yapamamışlardı. Ama derenin kenarına bir sürü ev yapmışlardı. Bu evler o kadar dere kenarına yakın ki; evlerin duvarı derenin bir kenarı gibidir. Tabi bu derenin kenarına yerleşmenin en önemli sebebi, dere kenarında bulunan Büyük Pınar olsa gerektir. Bu pınarın hemen üstünde Pınarbaşı Cami inşa edilmiş. İkiyüz metre aşağısında ise Hafız Ahmet Camii vardır. İnsanların abdest ihtiyaçları içinse bu dereye akan umumi helalar  yapılmış. Bu helalardan akan pislikler direk dere yatağına verilmiş. Eskiden bu derenin suyu hiç kesilmezken pisliklerin... Devam.....
Rüya görmek için uyumak lazım
Rüya Görmek İçin UyumalısınızGeçici ölüm denilen uykuda görülen garip hallere rüya diyoruz.Niçin ve ne surette rüya görüyoruz? Bu bir fenomendir. İlk insan'ın yaratılışından bu güne kadar filozoflar, bilim adamları çeşitli şekillerde açıklamışlar, düşünmüşler, fakat rüyayı kesin bir şekilde belirleyememişlerdir. Ancak şu kadarını bilmemizde fayda vardır ki rüya, büyük ve soyut bir dünyadır. "Niçin küçülüyor eşya uzakta?Gözsüz görüyorum rüyada, nasıl?Zamanın raksı ne, bir yuvarlakta?Sonum varmış, onu öğrensem asıl? Peki ya hayal? İnsanın en kolay yapabildiği ve en çok kurduğu bilinç altı düşüncedir. Rüya görmek için uyumalısınız. Hayal kurmak için uyanık olmalısınız? Hayalle rüya arasında soyut bir benzerlik vardır. Hayal... Devam.....
Ç.CERİT HATIRALARI 1.
            Çağlayancerit hatıraları (1)       Bolu’nun Mengen ilçesinde lisede müdür yardımcısı olarak görev yapıyorum. Yıl 1987 ve bakanlık rotasyon uygulama kararı almış olduğundan ben de aynı konumda olan diğer arkadaşlar gibi içlerinde Kahramanmaraş’ın da olduğu üç il tercih ettim.        O yıllarda branş öğretmenlerinin ataması bakanlık tarafından ve nokta tayin olarak yapılıyor. Rotasyoncu öğretmenler olarak birkaç kişiyiz ve tayin sonucunda nereye düşeceğimizi merakla bekliyoruz. Okulumuzdaki fransızca öğretmenimizin bakanlıkta tanıdığı varmış ve el altından benim tayin yerimi öğrenince hemen gelip söyledi. Yeni görev yerim Kahramanmaraş merkez Çağlayancerit ortaokulu. Merkeze tayin oldum müjdesini veren hoca hanıma baklava hediye ettim. Çünkü bir hayır sahibi... Devam.....
Ç.CERİT HATIRALARI 2.
        Çağlayancerit Hatıraları (2)          İlk defa geldiğim Maraş’ta, Şeyhadil caddesindeki şimdiki platin sitelerinin yerinde olan Kıbrıs garajını buldum ve bindiğimiz meşhur Motur Hasan’ın kullandığı 50NC köy aracıyla yolculuğa başladık.          Pazarcığa vardığımızda, geliyoruz diyen şoförlerin durumunu bilen yolcular durumu biliyorlarmış ki aşağıya indiler ve yarım saatlik mecburi moladan sonra yola devam ettik. Gölbaşı’na varmadan stabilize yolumuza dönerek koyu sohbetin yapıldığı yolculuğumuza devam ediyorken karşılaştığımız her köyün Çağlayancerit mi olduğunu soruyor ve daha gelmediğimizi öğreniyorum. Daha sonraki yıllarda görev yapan Balıkesirli öğretmen Veysel Bey vardı. Garibimin kararnamesinde Çağlayancerit merkez Fatih İlköğretim Okulu yazdığı için o da... Devam.....
Ç.CERİT HATIRALARI 3
     Çağlayancerithatıraları  (3)      Çağlayancerit ortaokulunda öğretmenim. Küçük yerlerde öğretmen ve idareci sayısı az olunca arkadaşlık ve dostluklar hem iyi hem de kalıcı oluyor. Bu sebeple hâlâ o günlerde birlikte görev yaptığımız arkadaşlarla görüşmeye devam ediyoruz. Ortaokul sabahçı olarak, Fatih ilköğretim okulu da öğleci olarak altı derslikli binayı ortak olarak kullanıyoruz. Öğlen dersler bitince koşarcasına eve yetişiyor ve acil bir işimiz yok ise yemekten sonra tekrar o hızla okula geliyoruz. Çay var, sohbet var, tenis masası, uygun hava şartlarında voleybol sahası da devrede… İş yoğunluğu var ise de idarecilere yardımcı oluyoruz. Günler böyle geçip gidiyor. Öğrenci sayısı fazla olmayan okullarda her branştan öğretmen olmadığı için öncelik kendi okuldaki farklı... Devam.....
ANASAYFA arrow YAZARLAR arrow Selçuk Silsüpür arrow Bir Türkmen Oynağı (Ceridler)
Bir Türkmen Oynağı (Ceridler)
  BİR TÜRKMEN OYMAĞININ
       TARİHİ “CERİDLER”
           ---------------------------
   Ceridler, Anadolu’ya gelen 7320 Türkmen oymağından sadece birisidir. Cerid kelimesinin anlamına gelince ; “Canlı, eli çabuk ve becerikli” anlamında çıkmış olabilir. Ceridler arasında binicilik ayrı bir yer tutar. Cerid adının Cirit’ten geldiği de bazı yazılı kaynaklarda yer almaktadır. Ceridler, Oğuzların Bozok kolundan, Yıldızhan oğullarından Beydili Boyuna bağlı çok geniş bir oymaktır.
   Hazar Denizi kenarında yaşadıkları MANGIŞLAK Yarımadası’ndan Horasan ve Harezm bölgesine geçen Ceridler mensubu bulunduğu Beydili Boyu ile birlikte hareket ediyordu. Moğolların Harzemşahlar Devletini yıkmasıyla huzursuz olan CERİDLER yeni yurt ve otlak derdine düştüler. Cerid oymağının Anadolu’ya gelişi Anadolu Selçuklu Devleti’nin son dönemine rastlamaktadır.
   Beydili Boyu ile birlikte hareket ederek Anadolu’ya gelen Ceridler ilk olarak Orta Anadolu’ya yerleştikleri tahmin edilmektedir. Fakat Anadolu Selçuklularının Moğollara yenilmesiyle Orta Anadolu bölgesine Moğollar (Kara Tatarlar) yerleşmeye başladılar. Ceridler Moğol baskısından kaçan diğer Türkmen oymaklarıyla beraber Türk Memluk Devletine sığındılar.
   Ceridler yine bu bölgede mensubu olduğu Beydili boyu ile hareket ediyordu. 1337 yılında Bayat boyuna mensup Karaca Bey’e destek veren Bozoklu Türkmenler, Elbistan’da DULKADİROĞLU BEYLİĞİ’ ni kurdular. Dulkadiroğlu Beyliğinin içinde 1526 yılında Cerid Oymağının 56 Cemaate sahip olduğunu görüyoruz. Ceridlerin büyük kısmı Dulkadir Beyliği içerisinde Maraş-Elbistan civarında yaşarken bir koluna mensup Sultan Hacılı
   (Silsüpür Ceridleri) ana kütleden koparak, Diyarbakır bölgesindeki Bozulus’la birlikte yaşamaya başladılar. (XVI. yüzyıl) Ceridler Dulkadir elinin diğer boyları gibi Amik ovasında, Halep ve Çukurova’da kışlıyorlardı. Yazın ise Göksun, Binboğa, Nurhak dağı, Engizek, Cerid ve Berid yaylalarına veya Sivas-Uzunyayla’ ya giderlerdi.
   Ceridler asırlarca özgür bir şekilde yaşadılar.
Bozulus içerisinde yaşayan Sultan Hacılı Ceridleri, 16 yüzyıl sonlarında çok güçlenerek “SİLSÜPÜR CERİDLERİ” olarak anılmaya başladılar ve Bozulus’tan koparak 1613 yılında Ankara (Keskin), Kırşehir, Çorum ve Yozgat civarına gelerek yerleştiler. 17.y.y başlarında Silsüpür Ceridlerinden 2000 çadır halkının İran’a gittiğini ve Oymakbaşı Halil Bey’e İran Şah’ı I.Abbas tarafından “Sultanlık” unvanı verildiğini Safavi kaynaklarından öğreniyoruz. Silsüpür Ceridlerinin büyük kısmı İran’dan Anadolu’ya dönmüşlerdir.
   1692 yılında ise Ceridler dâhil Beydili Boyu’nun 40 oymağının Suriye-Rakka bölgesine mecburi iskânı için ferman çıkarıldığını biliyoruz. Osmanlı yönetimi bölgeye Türkmen nüfusu takviyesi yaparak, çapulcu Arap ve Kürt Aşiretlerini kontrol altına almayı hedeflemiştir. 1692 yılından itibaren Ceridlerin yaklaşık 100 yıl Rakka’da kaldıklarını ve Araplarla sürekli harp ettiklerini sözlü ve yazılı edebiyatlarından öğreniyoruz.
   Rakka’dan tekrar Anadolu’ya göç eden Ceridler, Maraş, Antep, Adana, Kırşehir ve Keskin bölgelerine yerleştiler. Yine Amik ovasında, Çukurova’da kışlıyorlar, yazları ise Maraş’ın yaylaları ile Sivas-Uzunyayla’ya çıkıyorlardı. Rakka’dan Anadolu’ya Silsüpüroğlu Fettah Bey emrinde gelen Silsüpür Ceridlerinin bir kısmı Adana-Ceyhan’a yerleşmiş, oymağın yarısı da Ankara-Keskin, Kırşehir bölgesine yerleşmişlerdir.
   Osmanlı Devleti, Konar-göçer aşiretleri yerleşik hayata geçirerek Anadolu’yu düzene sokmaya karar vermiştir. Böylece Maraş-Elbistan bölgesine Ceridlerin bir kısmı yerleştirilmiştir. Bugün Kahramanmaraş iline bağlı Çağlayancerit ilçesi ve çevresinde birçok Cerid yerleşik hayata geçmiştir. Ceridler Maraş bölgesinde yaşarken Kırım Harbi çıkmış Cerid oymaklarından birisinin Kethüdası olan
   KARA FATMA Hatun, 300 Cerid yiğidiyle beraber Kırım Savaşına bizzat katılıp savaşmıştır. 1865 yılında Fırka-i İslâhiye Çukurova’da görüldü. Ceridler dâhil diğer oymaklara yaşadıkları yaylak ve kışlaklardan birisini seçip yerleşik hayata geçmeleri istendi. Ceridlerin büyük kısmı Adana-Ceyhan ve civarına yerleşmeye karar verdiler. Bu gün Ceyhan ve 14 köyü olmak üzere yörede yoğun bir Cerid nüfusu mevcuttur.
   Ayrıca Faruk Sümer ve Yusuf Halaçoğlu Gaziantep bölgesinde yaşayan Barakların da Ceridlerin bir oymağı olduğunu belirtmişlerdir. Bu düşünceler bize Ceridlerin (Baraklar ) Bayat Boyunda da bir kolunun olduğunu göstermektedir.
   1613’de İç Anadolu bölgesine gelen Silsüpür Ceridlerinin de Kırşehir’de Hamit başta olmak üzere 8 Cerid köyü, Kırıkkale’nin Keskin ilçesine bağlı yine 8 Cerid köyü mevcuttur.
   Ayrıca Yozgat, Nevşehir, Çorum, Aksaray, Sivas, Kayseri, Karaman, Niğde, Aydın, Kütahya, Diyarbakır, Malatya, Mersin, Ankara-Haymana, Uşak, İzmir, Bayburt, Antalya, Muğla, , Manisa, Burdur, Isparta, Antalya ve Anadolu’nun her bölgesinde hatta Kıbrıs, Suriye ve İran’ da da Cerid Türkmenleri yaşamaktadır. Ceridlerin, çok geniş ve renkli bir sözlü edebiyata sahip olduğunu da söyleyebiliriz.
   Büyük dedem (Hamitli Halil SİLSÜPÜROĞLU), Keskin-Seyfli köyünden Doğan Demir KANDEMİR ve
 Çağlayancerit ilçesinden Âşık Ali ATAŞ da Cerid Oymağından çıkan büyük şairlerdendir. Değerli dostum Âşık Ali ATAŞ’ dan bir dörtlükle yazımı bitiriyorum.
-----------------------------------
Sahipsiz kalmıştır kimsesi yoktur
Etrafında düşman dolu Ceridin
Arazisi kısa nüfusu çoktur
Dört yana uzanmış kolu Ceridin
                          
 
Kommentare (0) >>
Kommentar schreiben

Sie müssen angemeldet sein, um einen Kommentar abzugeben. Bitte registrieren, wenn Sie noch kein Konto haben.


busy
 
Sonraki >